23 Ekim 2009 Cuma

MAYHOŞ SIR

İlk gün ... Bir karışıklık, bir curcuna ve kendi tabirleriyle "eski olan" ların havalı halleri... Ortalıkta büyük bir eda ve kasıntılıkla gezen uzun sarı saçlı gülsüm diye bir kız... Ve peşinde aylar sonra benim gözdem olan, benim ruh ikizim olan, benim dostluğu, arkadaşlığı kendisindeyken zevk alarak yaşadığım "o" kişi ...
Anlam veremediğim aman bana ne özel bir ilişkileri var herhal dediğim bir samimiyet var ortalıkta.Böle ne bileyim ama eminim ki anlayamıyorum... Çünkü bu çoçuk ilk etapta anlaşılmaz ... Ama benim gözüm üstünde.Sürekli onu anlamaya çalışan azimli gözlerim iş başında.Tabi bu durum aşikar o nedenle ben "o" na asılıyorum.Aman ne tuhaf !!! Geçen dört - beş hafta hep böyle. Akçaya gidiyoruzzzzzzz !!!
Akçaydayız bizim bilmiş yine o uzun sarı saçlı kızın peşinde, yine aynı portre taaa akçayda . Akçay benim içiçn bir dönüm noktası, bir milad diyebilirim.İnsanları tanıma konusunda orda doktora yaptım ben. :) "o" ile ilk samimice birbirimize ısınmamız yada benim ona ısınmam diyelim "o" nun benim bir up ıma satış yapmasıyla olmuştu ama eminim ki uzun sarı saçlı kız bundan hiç haz etmemişti. Ay ayrıca bu uzun sarı saclı kız da sankı romanın baş kahramnı gibi oldu ama tabiki de değil o ayrı bir roman konusu ... Bu satış olayından sonra biz "o" nunla daha bi iyi daha bir saygılı ve hoş olmuştuk. Ama aramızda devrim sayılabilicek bir olay var ki, ya bu satıştan önce yada satıştan sonra oldu ama çok öenmliydi.Benim ona çok iyi arkadaş olabiliriz ! biz aynıyız ! ortak çok noktamız var !!! sinyalleri gödermemle benim iyi şeyler ümit ettiğim durumumuz daha da kötü olmuştu.Meğersem "o" bu durumdan kıllanmış benim ona ne ima ettiğim konusunda rahatsız olmuş ve ne demek istediğimi çok iyi anlamış olacak kii o uzun sarı saçlı kıza gidip benim durumumdan bahsetmiş ve onu fişlemiş. Akabinde uzun sarı saçlı kız tarafındna bana sorulan apaçık sorular.Gururumu kırarcasına, yüzümü kızartırcasına ve dalga geçercesine...
Artık ikimizde birbirimiz biliyorduk ve bir umut, bir heyecan yeniden doğmuştu.Bakalım hayat bizim için bize ne getirecekti ???
Dayanamıyordum. Satışsız günlerin açlığı artık midemi bulandırmış, parasızlık ednişesi adeta aptal etmişti ve dönmeliydim ...
Arkamdan söylenecek ve söylenmiş onlarca sözden hiç korkmayarak istifamı verdim ve aynı gün sade ve sadece bir arkadaşımın uğurlamasıyla, üzerimde hiç hak bırakmayarak döndüm İstanbula...
Ah diyordum keşke diyordum bu çocuk beni biraz anlasaydı ne güzel olurdu. Bir dostluk ve hayalini kurduğum aynı pencereden dünyaya bakan kişi ile yaşanan güzellikler oluşsaydı ama mümkün değildi o çoktan yanlış kişilerin emellerinde ve yanlış duyguların esirindeydi... Taki bir facebook ta serhat nuh doğan seninle arkadaş olmak istiyor ibaresini görünceye dek...
Allahım çok şaşırmıştım.Bir yandan hemen kabul etmek istiyor öte yandan "o" ve etrafındaki kişilerle tekrar karşı karşıya gelip o ıstıraplı günlere dönme durumunun endişesi ile çekimser kalıyordum.Ama birşey ne olacak kabul et ! dedi ve kabul ettim.
İlk Konuşmamız ...
Bu olaydan sonra kısa bir facebook konuşmasından sonra msn ler alındı verildi ve anlaşılan görüşme umuluyordu.Pencereler açılır açılmaz ibrahiiiiiiiiiiiiiiiiiiimmmmmmmmmmmmm diye bir çığlık . Bu sevincin ve kavuşmanın mutluluğuydu ... ( to be contined ... )

1 yorum:

  1. çok güzel olmuş arkadaşım ellerine sağlık (arzu şagül)

    YanıtlaSil