İstanbul'um bugün yine beyazlara teslim.Adı huzur,adı neşe, adı beyaz.Kimilerine göre kabus olan şeyin rahmet olduğunu bilmekte ayrı bir sevinç veriyor bana.Ben ki; kış ile arası şu 24 yıllık ömründe hiç iyi olmayan bir sevdalıyım.Soğuktan,tipiden,yağmurdan,çamurdan hiç mi hiç haz etmem.Ama mevzu bahis İstanbul ve onun giydiği adeta tesettür kadar güzel, gelinlik kadar özel, beyaz bir kürk kadar şık olan kıyafet olunca kar sevesim geliyor vallahi.Başlıktan da anlaşılacağı gibi Karlı Güzel İstanbul diyorum.İstanbul'un cinsiyetini de belli etmiş oluyorum.Şehre olan aşk ta aşk mıdır? Dokunmadan! Hissetmeden!Koklamadan aşk mı olur bilemem ama İskender Pala'nın o çok özel kitabı Katre-i Matem'den bir alıntı ile sonu Katre-i Huzur ile bitireceğim: İki denizin kucağında, iki karanın elleri üstünde zarafetle parlayan İstanbul'da( buradan sonrası bana ait efem ) Ocak ayının bu sessiz,soğuk karlı, ağaçların çıplak kaldığı bu günlerde evde müzik,elde kitap,ayakları uzatıp huzura gark olmaya davet ediyorum hepimizi.Sağlıcakla,mutlulukla,huzurla kalın ey! insanlar :)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder