KONUĞUMUZ İBRAHİM AKGÜN
Evet Sevgili sosyetealemi okuyucuları şimdi size İbrahim Akgün'ü yani kendimi tanıtacağım. Hayatımın ilk röportajını kendimle yapmak hayli tuhaf ama ilham veren sevgili Saba Tümer'e de teşekkür ediyorum. Bir insan neden kendi ile röportaj yapar doğrusu zor bir soru? Ama mümkün. Buyurun :)
Muhabir İbrahim Akgün, İbrahim Akgün ise ben ...
Muhabir: Siz kimsiniz? Bize kendiniz anlatabilir misiniz?
İbrahim Akgün: Tabiki. Ben 1988 yılında İstanbul'da doğmuş ve doğduğundan beri hali hareketi bi tuhaf! olan sanata çok meyilli ve hayallerinde hep birgün Türkiye'de tanınan ve sevilen bir sanatçı olmayı düşleyen bir gencim.
Muhabbir: Neye güvenerek bu hayali kurdunuz ve iddianız ne?
İbrahim Akgün: İddiam Allah'ın bana vermiş olduğu yeteneğim ve cesaretim. Ayrıca hayal kurmak için sadece güzel bir gönüle ihtiyaç vardır. İddiası da budur.
Muhabir: Sesiniz çok mu güzel?
İbrahim Akgün: Dinleyenler öyle diyor ve ben de beğeniyorum. Ama asıl karakterim de ve kişiliğimde buluyorum bu gücü. Ve doğru zamanın gelmediğini düşünüyorum.
Muhabir: Doğru zaman derken neyi kastediyorsunuz?
İbrahim Akgün: Herkesin beni tanıyacağı ve patlayacağım zamanı tabiki de. Kimi zaman bazıları daha önce ulaşabiliyor istediklere yere ama bu; kimsenin yetenksiz ve yetersiz olduğu anlamına gelmemeli.
Muhabir: Neler yaptınız? Nasıl bir uğraş içindesiniz?
İbrahim Akgün: Öncelikle eğitim aldım elbet altı yılımı Türk Sanat Müziğine verdim. Üsküdar Musıki Cemiyetini bitirdim. Sonra ilk sahne hayatıma Bodrum'da başladım. Halikarnas çok meşhurdur biliyorsunuz.Orası benim menajerliğimi yaptı. Ama Bodrum serüveni kısa sürdü. Sonra İstanbul'da farklı mekanlarda devam ettim.
Muhabir: Bu kadar mı ?
İbrahim Akgün: Olur mu ? Bizzat çağırıldığım çok büyük ve ulusal bir yayın kuruluşundan kibarca kovuldum ve reddedildim.
Muhabir: Kovuldunuz mu? Bunu söylemekten çekinmiyor musunuz ?
İbrahim Akgün: Hayır. Neden çekineyim. Ben kendimi biliyorum.
Muhabir: Sonra ne oldu?
İbrahim Akgün: Sonra orada nasıl içim yandıysa, iki gün sonra bir teklif geldi. Yerel bir kanaldı ama kendimi ifade edebilecektim. Ve tekliflerini kabul ettim. Yüze yakın program hazırlayıp sundum. Birçok sanatçı ve güzel insanla tanıştım. Hayranlarım oldu, yurtdışından ulaşanlar bile oldu ve bu beni çok mutlu etti.
Muhabir: Yazarlığı da seviyorsunuz sanırım. Sizi sosyetealemi.com adlı haber sitesinde köşe yazarı olarak biliyoruz.
İbrahim Akgün: Evet çok seviyorum. Dedim ya her şekilde kendimi ifade etmek amacım yalnız sanat ile. Roman yazmaya bile başladım. İlham arada geliyor ama devam ediyorum bakalım. Bundan 6 yıl önce Sn.Sacit Aslan'ın sitesinde yazmaya başlamıştım. Burada yazmam da yine onun sayesinde oldu. O tavsiye etti ve editörümüz Ali Çetin'in teklifi ile başladık. Baya iyi tepkiler alıyorum.
Muhabir: Sizi ekranlarda yeniden görebilecek miyiz? Televizyoncu ya da şarkıcı olarak?
İbrahim Akgün: Zaten televizyonda olursam şarkı da söylemiş olacağım. Ama albüm sahne falan sponsor arayışındayım. Şu ara sahneye çıkmak istemiyorum açıkçası. Zira ünlü değilsen tabiri caizse affetsin okuyucular beni "amelesin"!
Muhabir: Anlıyorum. Sosyetealemi okuyucuları eminim bu farklı ve tuhaf! röportajı beğenerek okurlar. Onlara söylemek istedikleriniz var mı?
İbrahim Akgün: Bence okurlar çünkü keyifli ve gayet açık bir röportaj oldu. Beni tanımları ve gereken desteği vermeleri için gerekliydi çünkü bu.Onlara teşekkür ediyorum kısa zamanda başladığım bu işe destek veriyorlar. Okuyorlar. Ve bu desteklerini sürdürmelerini, daha iyi yerlerde onlarla buluşmayı ve görüşmeyi istiyorum.
Muhabir: Çok samimi ve içtenlikle kendinizi kendinize dolayısıyla sosyetealemi okuyucularına anlattığınız için teşekkür ederim. Umarım her şey istediğiniz gibi olur.
İbrahim Akgün: Umarım. Amin ... Bazen kişi kendisiyle konuşmalı. Ama maalesef herkesin bunu paylaşma imkanı yok. Ben paylaşıyorum. Allah eksikliklerini göstermesin. Sevgiyle kalın...
Dinlemeniz ve izlemeniz ricasıyla;
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder